Tembel Bir Lider Olmayın! Kaçınmanız Gereken 3 Alışkanlık

 

Bir lider olarak yeni bir yılın ilk günleri nerede olduğunuzu ve nereye gittiğinizi görmek için iyi bir zamandır. Açık ve net şekilde düşünmek ve en doğru kararları almak bir lider için önemlidir. Ancak özellikle de aynı işte birkaç yılın ardından, pek çok lider hatalı düşünce kalıpları oluşturmaya başlar.  Bu kötü alışkanlığın 3 şeklini ve nasıl kaçınabileceğinizi sizler için özetledik.

 

1.    Ya öyle ya böyle/veya düşüncesi

 

Yöneticilerden karar almaları beklenirken, pozisyonları yükseldikçe karar verdikleri konular, karar alınması zor konular halini alır.  Çalışanlar veya kâr? Merkezden yönetim veya yerinden yönetim? İlk kademe yöneticilerinin karar vermesi veya emir komuta zincirinin oluşturulması? Liderler, birbirine zıt bakış açılarından birini seçmekle yüz yüze gelirler ve söz konusu zıt bakış açılarını savunan insanlar da kendi tercihlerinin seçilmesini ister.

 

Öncelikle mutlaka bir C planına hazırlık olun. Her iki cephe, birbirlerine karşı kendi planın en doğrusu olduğunu savunadursun, siz bu iki farklı bakış açısını en iyi nasıl bir araya getirebileceğinizi ve zayıf yönlerini minimize edebileceğinizi düşünün.

 

Örneğin, İlk kademe yöneticilerimizi karar vermeleri için yetkilendirmeli miyiz? Evet. Bunu yaparsak hata yapma riskleri var mı? Evet.  Tüm kararların ilk kademe yöneticiler tarafından ya da merkez ofis tarafında alınması konusunda kesin bir karar mı vermemiz gerekiyor? Hayır. İlk kademe yöneticileri yetkilendirirken,  kararların yerinde ve tutarlı olmasını sağlayacak daha iyi bir karar var. Bul.

 

2. Harekete geçmeyi karar vermeyle karıştırmak

 

Bir lider olarak, işinizin karar vermek olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak, karar vermek daha ilk adımdır. Liderliğin amacı harekete geçmek ve ilerlemektir. Yan yana dizilmiş bir sırada 5 koşucudan biri harekete geçmeye karar verirse, bu sırada kaç koşucu hala yerinde duruyor olur? Cevap, biri gerçekten harekete geçinceye kadar 5’tir. Dolayısıyla karar vermeyi harekete geçmekle birbirine karıştırmayın. Hareket geçin!

 

3. Az takip edeceğiniz konuları duyurmak

 

Eğer doğru kararları almak zorsa, harekete geçmek daha da zordur. En büyük sıkıntı, işleri başlatmak üzere çok zaman harcanırken, istenilen sonuçları elde etmek için gerekli takibe yeterince vakit ayrılmamasından çıkar. Bir seferinde, Max De Pree’nin efsanevi Başkanı Herman Miller, liderliği ilkokul üçüncü sınıf öğretmeni olmaya benzetmişti. “Liderlik, insanlar bir şeyi doğru bir şekilde yapıncaya kadar defalarca tekrarlamaktır”. Bir lider olarak hedeflediğiniz yeniliğe alışılsa dahi vizyonunuzu canlı tutmalısınız. Çalışanlarınıza işin yapılması için ihtiyaç duydukları kaynakları sağlamalısınız. Liderliğin stratejik ve taktiksel olmak üzere iki yüzü olduğunu unutmayın. Etkili olabilmek için her ikisinde de iyi olmalısınız.

 

Başlamanıza yardım edecek kaynaklar

 

Liderlerin, karar vermeye başlayabilmelerini ya da bu konuya odaklanmalarını sağlayacak pek çok kaynak mevcut. Özellikle yukarıda belirttiğimiz noktaların üzerinde duran 3 tanesin bulabilirsiniz.

 

–Ya öyle ya böyle düşünce şekliyle mücadele etmek için Barry Johnson’ın  “Polarity Management”(Kutupluluk Yönetimi) Makalesini okuyabilirsiniz. Bu çalışma, birbirine zıt iki seçenekle karşılaşıldığında en iyi çözümü bulabilmek için yapılması gerekenleri adım adım belirtmektedir.

 

Who Killed Change? (Değişimi Kim Öldürdü) şirketlerde iyi fikirleri sabote eden ve kararların yürürlüğe girmesine engel olan “olağan şüphelileri” tanımlayan güzel bir kitap.

 

Helping People Win at Work hedeflerin belirlenmesi, kaynakların sağlanması ve takibin etkin bir şekilde yapılması üzerine 3 aşamalı bir süreç tanımlamaktadır.

 

2012 en iyi yılınız olsun! Karar verme gücünüz üzerine çalışın. En iyi çözümleri bulmak için çabalayın, harekete geçin ve takibini yapın.   Bunları yaptığınız zaman, gerçekleştirdiğiniz şeylere inanamayacaksınız!

(Blanchard resmi blogu www.leaderchat.org’dan alınmıştır.)

 

Konuya benzer diğer yazılar...

Bir Cevap Yazın