Korkuyu Devre Dışı Bırakın

Scott ve Ken Blanchard yaptıkları bir araştırmanın sonuçlarını paylaşıyorlar. Araştırma, bir CEO’nun mizacının ve kişiliğinin bir firmanın hizmet sunma şekli ve işbirliği zihniyeti üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor.

 

“Daha rekabetçi CEOların üst düzey liderlik ekibinin deneyimlediği rekabet ve korku üzerinde doğrudan etkisi var. Bu durum birimler arası daha az işbirliğine neden oluyor. Sonuçta görülüyor ki; çalışma ortamında daha az bütünleşme, daha az verimlilik, daha kötü hizmet ve daha düşük ekonomik performans ortaya çıkıyor.

 

“Tanıdığımız biri çalıştığı bir CEO’dan söz ediyordu. Bu CEO biraz korkunun iyi düşünüyor ve kişiler arası ve birimler arası rekabetin kurumun gelişmesine fayda sağladığına inanıyordu. Bu tip dostça diye tanımlayabileceğimiz bir rekabet anlayışı kurumun içine nüfuz etmişti.”

 

“Bu tür bir yaklaşım bahsettiğimiz teknoloji şirketine geçmişte fayda sağlamış ancak son zamanlarda müşteriler yazılımın birden fazla işletim sistemini desteklediği bir platform talebiyle gelmişlerdi. Artık sahip odukları bu rekabetçi yapı bir engel oluşturmaya başlamış. Müşteriler, her şeyin birlikte çalışmasını istedikleri için farklı birimler birlikte daha verimli bir şekilde çalışmak durumundalar. Artık birimlerin kendi çıkarlarının ötesinde müşteri deneyimini bütün olarak düşünmeleri gerekiyor. Bu durum söz konusu rekabetçi zihniyet değişikliğinin ne kadar zor olduğunu ortaya koydu.”

 

Korkuyu devre dışı bırakın

 

Kurumunuzda ne tür bir kültür var? Destek, cesaretlendirme ve işbirliği ruhu var mı? Yoksa korku, koruma ve rekabet kültürü mü var? En gelişmiş ve bütünleşmiş çalışma işbirliği zihniyeti ile mümkün. İnsanların birlikte verimli bir şekilde çalışmasına engel olacak rekabetçi, korku tabanlı bir zihniyeti yaratmadığınızdan emin olun.
W. Edwards Deming bize hatırlattığı gibi, ”Korkuyu devre dışı bırakın.” Uzun dönemde korku üretkenlik karşıtıdır ve çalışanların kurumun yararına çalışmasına engel olur.

Konuya benzer diğer yazılar...

Bir Cevap Yazın