Çalışanların Performansını Değil, Kuruma Kattıkları Değeri Ölçün

resYaptığınız performans değerlendirmelerinin kurumunuz üzerindeki etkisi çok azdır. Her ne kadar her yıl yapılması bir ritüel haline gelse de çalışanın beklentileri karşılayıp karşılamadığını veya beklentilerin ötesine geçip geçmediğini ölçen geleneksel performans değerlendirmeleri bir noktayı atlar ve yanlış şeyi ölçer.

 

Çalışanın performansını, becerilerini veya hedefleri gerçekleştirmekteki başarısını ölçmek yerine kuruma kattıkları değeri ölçün.

Performans ile karşılaştırıldığında değer neye benzer? What does value look like compared to performance? Cy Wakeman’ın  Forbes’da yayınlanan güncel makalesi oldukça ilginç bir noktaya dikkat çekiyor.  Günümüz iş ortamında  değer yaratmanın neye benzediğine dair ilginç bir bakış açısı var. Sonuçta kuruma değer katmak işinizde sizden beklenen gereksinimleri yerine getirmekten çok daha önemlidir. Değer yaratmak, kurumunuzun amacını ve misyonunu yerine getirmesi için elle tutulur sonuçlar elde etmekle ilgilidir. Sadece bir işi tamamlamak için işe gidip gelmezsiniz.  Kattığınız değer ile birlikte, siz ve yaptıklarınız kurumunuz için vazgeçilmez olur.

 

İşi yerine getirmekten fazlasını yaparak o işe değer katmak için beş kullanışlı yol:

 

1. Değişime uyum sağlayın, direnmeyin. Değişimi sevmiyor musunuz? Üstesinden gelin. Bir şirkete girip emekliliğe kadar Dünya ile irtibatı kestiğiniz yıllar çoktan geride kaldı. 1955’de değil, 2015’deyiz. Günümüz iş dünyasının önceliklerinden biri değişime esnek olarak ayak uydurmaktır.  Bugün yaptıklarınızı belki de yarın yapmayacalsınız. Kurumunuzun hedefleri, yeni bir rakip pazara girerse veya ekonomik şartlar  birden değişirse yarın daha farklı olabilir. Kendinizi bir anda farklı bir durumda bulabilir ve yeni bir yol çizebilirsiniz.

 

2. Becerilerinizi geliştirmeye devam edin.  İşyerinde her gün yeni bir iş görüşmesi niteliğindedir. Çalışan olarak hepimiz işverenimizin bize işimizi yaparken gelişmemiz için yardımcı olmasını bekleriz. Ancak kariyer gelişimi bir hak değil bir ayrıcalıktır. Kurumlar,  çalışanların yaptıkları iş( ( işe alınmalarının nedeni) ile ilgili potansiyellerini açığa çıkarmaları için gereken eğitimleri, araçları ve kaynakları sağlamalıdır. Ancak kariyer gelişimi (terfiler, yeni görevlendirmeler vb) bir ayrıcalıktır ve işverenin sorumluluğu değildir. Kilit yetenekleri çekmek ve kurum bünyesinde tutmak  içinkariyer gelişimini kolaylaştırmak akıllıca bir yöntem midir? Kesinlikle! Ancak öğrenmeye devam etmek, işinizde uzmanlığınızı artırmak ve kurumun hedef ve stratejileriyle uyumlu yeni beceriler kazanmak size kalmış. Kariyer gelişiminizden sizden başkası sorumlu değildir.

 

3. Birlikte çalışması kolay biri olun. Hedeflenen sonuçlar elde edilmelidir ve bunun nasıl gerçekleşeceği size bağlıdır. Bu süreci kolaylaştırmak ve zorlaştırmak size kalmıştır. Çalışması zor olan kişiler kendi kalıplarından çıkmak istemez, alternetifleri değerlendirmeye yanaşmaz ve körü körüne kurallara uyarlar. Çalışması kolay insanlar ise yaratıcı problem çözümünü sever, müşterilerin ihtiyaçlarını,onlara daha iyi hizmet vermek amacıyla değişen sistemleri ve süreçleri anlarlar. İşlerin yerine getirilmesi için başvurulan insanlar onlardır. Bir takım engeller koymak yerine,  ilerin yolunda gitmesi için her türlü desteği sağlarlar. Aynı zamanda olayları dramatikleştirmezler. Üstelik kurumunuza  yaptığınız duygusal katkı ona zarar vermez değer katar.

 

4. İstenen sonuçları elde edin – Değer katmak  yalnızca çaba sarfetmek değil gerçekten katkı sağlamaktır.  Pek çok insan işlerinde çok çalışır ancak kurumun elde ettiği toplam sonuçlara pek katkıda bulunmazlar. Çok çalışmak başarılı olmanın olmazsa olmaz parçasıdır ancak iş bununla bitmez. Yapmanız gereken takımınıza ve kurumunuza başarılı olması için yardım etmektir. Çalışmalarınız, kurumunuzun başarısına katkıda bulunan elle tutulur sonuçlara dönüşmelidir.  Hedeflerinizi gerçekleştirmek için sürekli sistemlerinizi ve süreçlerinizi hem kişisel olarak hem kurumsal olarak iyileştirmenin yollarını aramalısınız. Böylece sorunu tespit eden değil çözen olursunuz. Her geçen gün kurumunuz için daha değerli olmalısınız.  Yalnızca görevlerini ifa etmenin ötesine geçerek istenen sonuçları elde etmek için çalışan insanlar, kurumlarına büyük değer katarlar. Böylece  onların da değeri kurumların gözünde her geçen gün biraz daha artar.

 

5. Aidiyet duygusuna sahip olun – İşin sahibi siz olsaydınız nasıl davranırdınız, katkılarınızın değeri farklı olur muydu? Duygusal olarak   kendinizi adar ve yaptığınız işe tutkuyla sarılır mıydınız? Müşteri deneyimine daha fazla önem verir miydiniz? Daha kaliteli ürünler kullanır mıydınız?  Şirket kaynaklarının hizmetkarı olarak görür yalnızca kendi takımlarının ve departmanlarının başarısı için çok çalışırlar.

 

Performansı ölçmek iyi bir başlangıçtır. Ancak bununla kalamayız. Katılan değeri de ölçmeliyiz. Çalışanlarımıza ikisinin arasındaki farkı anlatmak lider olarak bizlerin görevidir. Herşeyden önemlisi, kendimizi yalnızca performans yöneticileri olarak görmemeli,  kurumda değer yaratmayı kolaylaştırmalıyız.

 

Konuya benzer diğer yazılar...

Bir Cevap Yazın