Alex Hutchinson ile Endure: Mind, Body, and the Curiously Elastic Limits of Human Performance isimli Kitabı Üzerine

LeaderChat Podcast’in bu bölümünde Alex Hutchinson, insan performansı ile ilgili yaptığı on yıllık araştırmalarından öğrendiklerini bizimle paylaştı. İster bir maratonda koşun, bir kariyer inşa edin ya da bir aile kurun, hepsinde yaşayacağınız bazı temel zorluklar var. Durumlar ne kadar farklı olsa da zorluklar birbirine benzer. “Kişinin başarısı zorluklara dayanabilme becerisine bağlıdır.  Ve şartlar ne olursa olsun ilerlemeyi sürdürme azmi, çok başarılı birini az başarılı birinden ayıran faktördür. Hutchinson’un, paylaştığı bazı etkileyici unsurlar ise şöyle:

Karşılaştığımız bazı engeller fiziksel gibi gelse de aslında çoğu beynimiz tarafında dikte edilir. Bu, karşılaştığımız engelleri görmezden gelebileceğimiz anlamına gelmemelidir. Ancak, bu engeller sandığımız kadar aşılamaz  değildir. Bu gerçeği fark etmeliyiz. Bir yarışı kazanmakta zorlanıyorsanız veya bir sunum sırasında uyuklamamaya çalışıyorsanız bir limitle karşı karşıyasınız demektir. Görünen ile gerçek sınır arasındaki farkı anlayabilmek, dayanıklılığın temelini oluştuşturur.

İnançlarınız, performansınızı artırmak için en önemli varlığınızdır. İşin sırrı, bir şeyi yapabileceğinize inanmaktır. İnanç oluşturma yöntemi bir gecede kazanılmaz; özgüven oluşturmak için zaman harcamalı ve çaba göstermelisiniz. Özgüven de performansı geliştirir. Gerçek performansınızdan daha iyi bir performansa sahip olduğunuza kendinizi inandırmak,  beyninizin düşündüğü ile bedeninizin gerçekten yapabildiği arasındaki açığı kapatabilir. Bu yanıltma neyi başarabileceğinizi görmek açısından faydalıdır. Ancak  sürdürülebilir performans açısından uygun bir yöntem değildir.

Zihinsel yorgunluğun, en az fiziksel yorgunluk kadar gerçek olduğunu anlayın. Araştırmalar gösteriyor ki; bilgisayar ekranına birkaç saat bakmak beyin kimyanızda değişime neden olur ve bu da zihinsel yorgunluğa yol açar. Sonuç olarak fiziksel performansınız zarar görür. İş hayatınızda işleriniz hep bilgisayarlaysa o zaman belki de zihninizi tazelemek için arada bir kalkıp tur atmak ve işinizin başına yenilenmiş bir enerji ile dönmek yapmanız gereken en iyi şeylerden.

Ağrı, yavaşlamamıza sebep olan bir rahatsızlık hissine yol açar. Bir atlet fiziksel bir ağrı duyarken bir sunum veya konuşma hazırlayan bir kişi de ağrı hissedebilir. iyi haber ise ağrı toleransının geliştirilebilir olması. Dayanıklılığınızın sınırlarını zorlamak için, rahatsız olmaya hazır olmalısınız.

Beslenme, performansınızda büyük önem taşır. Fiziksel dayanıklılık için gıda ve suyun önemi tartışılmaz. Ancak bununla beraber besleyici ve besin değeri yüksek beslenme beyin fonksiyonları için de çok önemlidir. Bunun için mucizevi bir diyet de yok, bu yüzden de sizin için en doğru beslenmeyi kendiniz bulmalısınız.

Son olarak Hutchinson,  iyimserlik ve kendine inanmanın önemini açıklıyor. “Kişinin sınırlarını hissetmesi beyindeki bir algıdır. Bunu değiştirmek kolay değildir. Ancak hissedildiği kadar mutlak değildir. Kendi sınırlarınızla karşı karşıya kaldığınızda bunu başarısızlık işareti olarak değil, hedefi gerçekleştirmek için bir başka yol aramak için işaret olarak algılayın.”

Konuya benzer diğer yazılar...

Bir Cevap Yazın