Pazartesiler ve Cumalar, Aslında Hep Bakış Açısıyla İlgili

Son zamanlarda  bazı insanların sıkça “Çok şükür bugün Cuma” ve diğerlerinin de  “Sonunda, bugün Pazartesi” dediğini duyuyorum.

Bazıları, Cuma geldiğine sevinenlerin işlerini sevmediklerini ya da Pazartesi’yi seven ve hafta başladığı için heyecanlananların da işkolik olduklarını zannedebilir. Bana göre, ikisi de değil. Hatta daha çok ‘ikisinden de biraz’. Ben şahsen hafta sonlarını seviyorum çünkü ailem ve arkadaşlarım ile  vakit geçiriyorum ve hafta içinde yapamadığım şeyleri yapabiliyorum. Buna karşın işimi de seviyorum ve günün Pazartesi olup olmamasını benim için pek önemli değil.

Peki, siz kendinizi bu Pazartesi-Cuma ikileminde nerede görüyorsunuz? Aslında her şeyde olduğu gibi burada da konu ruh halinizle ilgili. Pazartesiler hakkında üzgün ve olumsuz hissetmeyi seçebileceğiniz gibi,  gelecek hafta için olumlu veya iyimser hissetmeyi seçebilirsiniz. İster hafta sonu olsun ister iş günü; eğer olumlu kalmayı başarabilirseniz, her zaman söylediğim gibi hayatın çok güzel ve özel bir deneyime dönüşeceğini göreceksiniz.

Bu konu bana, insanların yarısı su dolu bardağı nasıl gördükleri ile ile ilgili tartışmayı hatırlattı. (Benim gibi) iyimserler bardağı yarı dolu, kötümserler ise yarı boş olarak görür. Gerçekçiler ise bardağı dolu (yarısı su ve kalan yarısı da hava olarak) görürler. Profesyonel eğitmenler ise umursamaz. Bilirler ki; yarısı dolu/yarısı boş bardak tartışması başlatmak, sunumlarının neden çalışmadığını bulmak için onlara 10 dakika kazandırır!

Hepinize hem harika bir hafta hem de harika bir hafta sonu dilerim!

Konuya benzer diğer yazılar...

Bir Cevap Yazın