Mükemmelliyetçilik ile Mücadele Etmenin 3 Yolu

Bir kişi liderlik koçluğu sürecinden geçiyorsa muhtemelen 360 derece gibi bir değerlendirmeden geçer. Bu değerlendirme sonucu ile ilgili düşüncelerini almak genellikle koçluk seanslarından ilkinde yapılır. Söz konusu değerlendirme, koçluk alan kişiye, avantaja çevirebileceği güçlü yanlarının yanı sıra geliştirebileceği potansiyel alanları da görmesine yardımcı olur.

Görüşlerini alırken fark ettiğim bir şey var. Bir danışanın kendini değerlendirme sonuçları zaman zaman onu değerlendirenlerden (bağlı çalışanları ve yöneticisi) daha düşük olabiliyor.  Çoğu danışan buna şaşırmıyor. Hatta çoğu gülüp ne kadar mükemmelliyetçi olduklarına bağlıyor. Genellikle kendileri için yüksek standartlar belirlediklerini ve bu yüzden de bunun kendilerine büyük baskı yarattığını söylüyorlar. Kendilerini de bu şekilde kabullenmiş görünüyorlar. Peki gerçekten de öyle mi?

Çoğunluk hem fikir olacaktır; devamlı olarak gelişmek ve hedefine ulaşmak için mücadele etmek hemen herkesin sahip olmak istediği bir özellik. Diğer yandan mükemmeliyetçilik ise farklı bir durum. Mükemmelliyetçi bir kişi genellikle hata yapmak istemeyen kişi olarak tanımlanır.

Kendilerini mükemmelliyetçi olarak tanımlayan danışanlarımın çoğu, kendilerinden istenenden daha fazla kendilerini zorluyor. Çalışmaları gerekenden fazla çalışma eğilimine sahipler. Hata yapmaktan korkarlar çünkü başkalarının onları mükemmel  görmemesinden korkarlar. Bu davranış ve inanışlar onları etkileşimlerinde yapay gibi gösterebilir çünkü. “Zayıf noktaları” olarak betimlediğim özelliklerinin ortaya çıkmalarını istemezler.

Tamam, açıkça söylüyorum: Benim de mükemmelliyetçi eğilimlerim var. Danışanlarımda bunu görmek kendi mükemmelliyetçiliğimi gözden geçirip düzeltmeye çabalamama yol açtı.

Çok saygın bir kitap olan “Feeling Good: The New Mood Therapy”  (İyi Hissetmek: Yeni Duygudurum Tedavisi) nin yazarı Dr. David Burns’ün mükemmeliyetçilik ile ilgili söylediklerini çok sevdim:

“Mükemmellik insanoğlunun en büyük hayalidir! Ama aslında evrende yeri bile yoktur. Mükemmellik diye bir şey yoktur! Aslında dünyanın en büyük dolandırıcılığı diyebiliriz; zenginliği vaat eder ama sadece sefalet getirir! Mükemmellik için ne kadar çok çaba sarf ederseniz hayal kırıklığınız da o kadar büyük olur çünkü bu sadece soyut bir kavramdır; gerçeklikle alakası olmayan bir kavram. Eğer ona yeteri kadar yakından ve ciddi bir şekilde bakarsanız her şey geliştirilebilir. Her birey, her fikir, her sanat eseri, her tecrübe, her şey…”

Mükemmelliyetçi kişilerin çoğu tüm hayatları boyunca böyledir ve mükemmelliyetçiliklerini körükleyen temelde yatan bazı inançlar var. İnsanın kendini rahatlatma konusunda  farkındalığının ve bağlılığının artması gerekir. Artık internet sayesinde konuyla ilgili artı ve eksileri, hatta olumsuz etkileri azaltmaya yönelik teknikler hakkındaki bilgiler parmaklarımızın ucunda. İşte size birkaç tanesi:

  • Çoğunlukla bizi en çok eleştiren kendimizizdir, bunu fark etmelisiniz. Başkaları kendimizi kıyasladığımız ve eleştirdiğimiz kadar bunu yapmıyor, emin olabilirsiniz. İlginç bir bilgi: İnsanlar sıklıkla mükemmelliyetçilerin yanlarında kendilerini rahatsız hissederler.
  • Başka insanların dışarıya nasıl göründüklerine bakarak kendinizi eleştirmeyin. İnsanların çoğu, hissettiğini değil de, en iyi “Facebook” görüntüsünü sergileme eğilimdedir. O yüzden de kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın.
  • Yazar Brené Brown’un dediklerini aklınızda tutmaya çalışın. “Mükemmelliyetçilik, olabildiğimizin en iyisini olmaya çalışmak ile aynı değildir. Mükemmelliyetçilik sağlıklı başarı ve gelişim ile ilgili değildir; bir çeşit kalkandır.”

 

Mükemmelliyetçi danışanlarıma “ortalama olmaya cesaret edip edemeyeceklerini” sıklıkla sorarım. Onlar da genellikle sızlanırlar. Çünkü onlara göre ortalama olmak başarısızlığa uğramakla aynı şey. Bazıları da nasılsa bu kötü huylarını bırakıp çalışır ve her zaman tam gaz çalışmamaya çalışırlar. Şimdiye kadar hiçbiri ölmedi ve çoğu da uzun süredir de çok rahatlamış ve iyi hissettiklerini söyledi.

Siz de mükemmelliyetçiliğin hayatınızda olumsuz etkisi olup olmadığını denemek ister misiniz? Lütfen sonuçları bizimle paylaşın.

 

Yazar Hakkında:

Joanne Maynard, The Ken Blanchard Companies Koçluk Hizmetleri takımında üst düzey koç olarak görev yapmaktadır.

Konuya benzer diğer yazılar...

Bir Cevap Yazın