Olumsuzluk ve Eleştiri Liderlik Gücünüzü Artırır mı?

Olumsuz ve sürekli eleştiren bu kadar çok liderin neden giderek daha fazla güç kazandığını hiç merak ettiniz mi? Ulaştığımız yeni araştırmalar bunun sebebine ışık tutar nitelikte. Ortaya çıkan o ki; biz şefkatli ve empatisi yüksek liderler istediğimizi söylesek bile, her şeye karşı çıkan kişileri diğerlerine göre daha güçlü olarak algılıyoruz.

Bir araştırma sırasında,  ulusal çapta yayınlanan tartışma programlarında eski ABD Başkan adayları tarafından verilen dört çift demeç, 518 katılımcıya gösterildi. Adayların isimleri veya bu tartışmanın ne zaman gerçekleştiği bilgisi verilmedi. Bir çift demecin, biri olumsuz ve eleştirel; diğeri Amerika’ nın geleceği konusunda olumlu ve destekleyici nitelikteydi. Katılımcılardan, her bir adayın ne kadar güçlü göründüğünü, göreve getirilmesi halinde ne kadar etkili olacağını ve ona oy vermeyi isteyip istemediklerini düşünmeleri ve buna göre adaylara puan vermeleri istendi.

Puanlama neticesinde olumlu demeçler veren başkan adaylarına kıyasla negatif adayların, daha güçlü, başkanlıkta daha etkili ve katılımcı oylarını kazanmaya daha yakın olduğu ortaya çıktı. Sanat eleştirileri ve sosyal konulardaki görüşler gibi farklı içeriklerle yapılan ek araştırmalarda da katılımcılar, ısrarla daha tarafsız veya olumlu rakip yerine -daha az sevilmesine rağmen- hep olumsuz olanı daha güçlü olarak değerlendirdiler.

Peki durum neden böyle? Araştırmacı Eileen Y. Chou’nun bu durumu insan psikolojisine bağlayan bir teorisi var. Her şeye itiraz edenleri; daha özgür, aklındakileri söylemeye ve ‘olanı olduğu gibi anlatmaya’  daha istekli kişiler olarak algılıyoruz. Bu algı da negatif liderlerin olağan sınırlar ve kaynaklarla yetinmeyecek kadar güçlü oldukları inancını kuvvetlendiriyor.  Kendilerini en dezavantajlı konumda hissedenler, negatif insanların daha güçlü olduğunu en çok hissedenlerdir. Dezavantajlılar; her şeye itiraz eden insanları, mevcut durumu bozmak amacıyla doğruları söylemeye  daha istekli görürler.

Peki, daha güçlü olmak için liderlik stilinize biraz negatiflik eklemek ister miydiniz? Bir bakalım… Bu sorunun cevabını nasıl daha nazik, düşünceli ve diplomatik bir şekilde verebilirim?

HAYIR!

Tabi ki bir liderin iletişiminde dobra gerçekçiliğin yeri ve zamanı var. Gerçeği pembe yalanlarla gizleyen, çalışanlarına her şeyin toz pembe olduğuna inandırmaya çalışan liderler dünyadan habersiz, sahte ve yetersiz olarak algılanır. Liderlerin, liderlik ettikleri kişilere karşı gerçekleri göstermek gibi bir sorumlulukları vardır. Aynı zamanda daha iyi bir gelecek için de onları etkilemeleri de gerekir. Ancak insanlar, sürekli olumsuz ve eleştiren liderleri insanlar, asla tatmin ve memnun olmayan kişiler olarak görmeye başlar ve yavaş yavaş desteklerini çekerler.

Devamlı eleştiren biri olmanın ötesinde, benim için daha temel bir konu, liderin güç ile ilişkisidir. Liderliğin yanında güç de gelir ve bu güç, doğru ya da yanlış kullanılabilir. Gücün en iyi kullanımı başkalarına hizmet etmektir ve gücün başkalarının yararına  olacak şekilde geliştirilip sürdürülmesinin asil ve diğerkam yolları mevcuttur.

Bugünlerde, siyasi demeçleri dinlemenin tek sebebi itiraz eden liderliğin zararlı etkilerini görmek olmalı. Devamlı eleştirmek, olumsuzluk ve suçlu arama yaklaşımları insanlığın en temel içgüdülerine hitap eder. En başarılı ve dayanıklı liderler, Abraham Lincoln’ün de dediği gibi “doğamızın daha iyi meleklerine” hitap eder ve insanları daha aydınlık bir geleceğe ilişkin paylaşılan vizyon ile birleştirirler.

 

Randy Conley, The Ken Blanchard Companies’de Müşteri Hizmetleri ve Güven Uygulama Lideri olarak görev yapıyor.

 

Konuya benzer diğer yazılar...

Bir Cevap Yazın