İşinizde Mükemmel Olmaya Çalışmayı Bırakın

Yaklaşık altı yıldır yönetici danışmanlığı yapıyorum. Bir ara, kendini gururla “mükemmelliyetçi” olarak tanımlayan bir liderin koçluğunu yapıyordum. Bunu gurur duyulacak bir şey gibi görüyor ve her gün düzenli olarak on ila on iki saat çalışıyordu. Altmışlı yaşlarında olmasına rağmen bugün bile, firmasının ona verdiği cep telefonu ile e-postalarına, mesajlarına ve aramalara derhal yanıt vermesi gerektiğini hissediyordu. 24 saat içinde cevaplamak gibi daha düşük bir beklenti belirleyip belirleyemeyeceğini sorduğumda da sanki onunla bilmediği bir lisanda konuşuyormuş gibi baktı.

Bu kadar çok yoğun çalışmasından dolayı, kızlarının hayatındaki bir çok önemli ânı kaçırmış ve onlara  daha küçükken  en az ‘Pekiyi’ alacak çabayı göstermeleri gerektiğini aksinin kabul edilemez olduğunu anlatmış. Bu kadar yüksek standartlar belirlediği için kendisiyle gurur duyuyor ve çocuklarının da bu standartlar sayesinde başarılı olduğuna inanıyordu. Kızlar da babaları gibi mükemmel olmaya çalışırken hayatlarında önemli anları kaçırdılar mı, merak ediyorum.

Yıllar geçtikçe bir çok danışanımda da mükemmelliyetçi eğilimlerine şahit oldum. Bu durum genellikle 360 derece veya  bir başka değerlendirme sonucunu onlara aktarırken gerçekleşiyordu. Yüksek değerlendirme notu olmasına rağmeno kadar da iyi olmadığına inanan nitelikli kişiler, beni hem şaşırtmış hem de üzmüştür.  Mükemmelliyetçilikleri aslında onların düşünme şekline zarar veriyor.

Çoğumuz yüksek standart sahibi olmanın iyi olduğunu düşünürüz. Çok ve iyi çalışmak olumlu sonuçlar verir. Ancak sağlam bir iş etiğine sahibi olmak ile mükemmelliği kovalamak arasında ince bir çizgi vardır.

Mükemmelliyetçiliği Google’da arattığımda Wikipedia’da ne demek olduğunu çok güzel özetleyen şu sözü  buldum: “Psikolojide mükemmelliyetçilik, bir kişinin kusursuz olmak için çabalaması olarak tanımlanan bir kişi özelliği VE hem başkalarının kişiyi değerlendirmesine ilişkin duyduğu endişeler hem de kişinin kendini değerlendirmesi sonucu yüksek performans standartları belirlemesidir.”

Mükemmelliyetçilik kapsamlı ve karmaşık bir konudur. Niyetim, insanların mükemmelliyetçilik eğilimleriyle mücadele edebilmelerine yarayabilecek birkaç basit ama etkin yönteme değinmek.

  • Öncelikle kendi mükemmelliyetçilik eğilimlerinizi fark edin. Mükemmelliyetçi düşünce kalıplarınız ve/veya davranışsal eğilimleriniz hakkında farkındalığınızı artırmak gerçekten de çok aydınlatıcıdır.
  • Eleştirel iç sesinizi fark edin. Bunu fark etmemek genellikle zordur. Kendini eleştiren düşünceleri ortadan kaldırmanın etkin yollarından biri onları daha gerçekçi ve yararlı ifadelerle değiştirmektir. Buna olumlama denir. Ne zaman eleştirel iç sesimiz ortaya çıksa bir olumlama ile onu susturun. Benim beğendiklerimden biri, “Olduğum halim ile gayet iyiyim”.
  • “Mükemmel değil bitmiş iş daha iyidir,” felsefesine göre yaşamaya çalışın. Bunu ilk yöneticimden duymuştum. Gerçekten de güzel bir söz. Mükemmelliyetçiliği bırakmaya yolunda ilerleyen biri olarak bu düşünme şekli, bazı şeyleri mükemmel yapmaya çalıştığımda beni hep durdurdu. Çoğu Mükemmelleyitçinin “bitmiş” işi genellikle mükemmelliyetçi olmayan birinin ortaya koyduğu çabadan daha iyidir.

Peki neden kurumlar mükemmelliyetçi çalışanlarına yardım etmeyi düşünmeli? Çünkü mükemmeliyetçilik kazalara bağlı sakatlıklar, işe gelmeme, aşırı yorulma ve işten ayrılma oranları ile ilgilidir.

Siz veya bildiğiniz bir kişi mükemmelliyetçi olma eğiliminde misiniz? (olabilir misiniz?) bu ilk adımları deneyin!

Yazar Hakkında

Joanne Maynard, The Ken Blanchard Companies Koçluk Hizmetleri’nde kıdemli koç olarak görev yapmaktadır.

Konuya benzer diğer yazılar...

Bir Cevap Yazın