Dayanıklı Takım Çalışanları Yaratmanın 3 Yolu

Birkaç yıl önce kayın pederim, uzun süren kanserle mücadelesinden sonra hayata gözlerini yumdu. Eşim de babasının anısına, arka bahçede onu ve güzel anılarını hatırlatacak bir ağaç dikmeye karar verdi. Çelimsiz bir fidanın büyüyüp sağlıklı ve güçlü bir ağaç olduğunu görmek insanda gerçekten  esenlik hissi ve olumlu duygular yaratıyor. Yeni bir hayatın büyümesine odaklanmak rahatlatıcı ve ruh için iyileştirici.

Fidanlıktan ağacı aldığımızda, gövdesinin yanına yerleştirilmiş bir tahta çubuğa bağlanmıştı. Böylece, dik durabilecekti. Fidanlara ve genç ağaçlara uygulanan bir yöntemdir. Kök salarken, ağacın gövdesinin bazen desteklenmesi gerekir. Ağaç köklendikten sonra, çubuğu çıkarmak istedim ama araya hep bir şeyler girdi ve farkında bile olmadan iki yıl geçmişti. Ben de çubuğu çıkarmayı unutmuşum. Sonrasında bu konuyu araştırırken, ağacın gövdesinin ve köklerinin güçlenmesi için biraz eğilmesi ve rüzgarda sallanması gerektiğini öğrendim. Rüzgar aslında ağacı zorlar ve ağacın toprağa tutunuşunu sağlamlaştırarak doğanın güçlerine karşı ayakta durabilmesine destek olur. Bir ağacı çok uzun süre çubuk ile tutmak onu zayıflatıp, tam potansiyeline erişmesine engel olabilir. Güçlü rüzgarlar, ağaçları güçlü yapar.

Aynı prensip hem özel hem de profesyonel yaşamımızda da geçerlidir. Hayatın güçlü rüzgarları ile yüzleşmek, bizi güçlü ve dayanıklı yapar. Buna karşılık, gereğinden fazla destek ve istikrar sağlayan şeylere bağımlı hale geldiysek, karşılaştığımız rüzgarlar bizi kırabilir ve gelişmemizi tehlikeye sokar.

İş hayatında liderler, bazen farkında olmadan takım çalışanlarını güçlü rüzgardan koruyabilirler. Yardım etmek ya da insanları korumak gibi görünen davranışlarımız aslında onların daha dayanıklı ve daha sağlam çalışanlar olmalarına engel olabilir. Takım çalışanlarımızın dayanıklılığını geliştirmek için takip edebileceğimiz üç stratejiyi sizinle paylaşmak istiyorum.

  1. Kendi problemlerini çözmesini kolaylaştırın. Dayanıklı takım çalışanlarına sahip olmak için kendi problemlerini nasıl çözeceklerini öğretmelisiniz. Bu belki de liderlerin karşılaştığı en büyük zorluklardan biridir çünkü çoğumuz problem çözümünde zaten çok iyi olduğumuz için bulunduğumuz pozisyona getirildik. Ancak iş dayanıklı takım çalışanları geliştirmeye geldiğinde,  bu özelliğimiz bir zayıflığa dönüşebiliyor. Çalışanlara problemlerini nasıl çözeceklerini söyleme isteğinize direnin. Kendi problemlerini çözmelerine yardım etmek için onlara sorular sorarak koçluk etmeyi deneyin. Onlardan problemlerini tek bir cümle ile tarif etmelerini isteyin. Seçenekler ile ilgili beyin fırtınası yapmalarına destek olun. Farklı yol haritalarının artı ve eksilerini listelemelerini isteyin. Böyle davranarak, insanların problem çözme yeterliliklerini geliştirmelerine yardım eder ve belirli bir zaman yatırımı yaparsınız. Ancak bu yatırım, sizi ileride her şeyin cevabını veren kişi olmaktan kurtararak zaman kazandırır, daha güçlü ve daha dayanıklı takım çalışanlarına sahip olmanızı sağlar.
  2. Karar vermelerine izin verin. Bunu başarılı bir şekilde yapmak için bir liderin, takım çalışanının söz konusu hedef veya görevdeki yeterlilik ve bağlılığını doğru teşhis etmesi gerekir. Lider; çalışanın, verilen işi öğrenme sürecinde mi olduğunu yoksa o işte yeterliliğini kanıtlamış biri mi olduğunu bilmelidir. Kişi öğrenmeye devam eden biri ise, kararı lider vermelidir. Çalışanının hiç bilmediği bir konuda karar vermesini istemek çok sorumsuzca olur. Bu durumda, liderin görevi takım çalışanının yeterliliğini artırmaktır. Böylece takım çalışanı gelecekte kendi kararlarını verebilir. Kişi verilen işteki yeterliliğini kanıtlamış biri ise, lider çalışanının karar vermesine, olumlu veya olumsuz sonuçlar ile yüzleşmesine izin vermelidir. Bir çalışanı çok yakından takip etmek, kararını sorgulamak ya da karar verme yetkisini elinden almak kişinin öz güvenini ve gelişimini baltalar.
  3. Aşırı tepki vermeyin. Bir ağaç güçlenmek için rüzgarda salınmalıdır. Bir insan kasının güçlenmesi için ise kasların ters bir kuvvetle karşılaşarak esnemesi sonucu küçük kopma ve yırtılmalar olmalıdır. Bir liderin görevi, çalışan başarısız olduğunda, çalışanın hatalarından ders çıkarmasına yardım etmektir. Bir takım çalışanı başarısız olduğunda lider aşırı tepki vermemeli, eleştirmemeli ve başarısızlık için o kişiyi suçlamamalıdır. Lider “Ne yapmaya başlamıştın?, Peki gerçekte ne oldu?, Ne öğrendin? Bir dahaki sefere neyi farklı yapacaksın?” gibi sorular sorarak öğrenmenin gerçekleşmesini sağlamalıdır.

Ağacıma geri dönersek, çubuğu kaldırdım ve son zamanlarda fırtınalı hava koşullarında nasıl olduğunu yakından izledim. Ağaç bir çubuğun desteği olmadan kendi gücüne güvenmeye başlamış olmalı ki gövdesi de zamanla genişledi. Bazı dallarını kısalttım. Bu sayede üst kısmının ağırlaşarak gövdeye ve köklere yük olmasını engellemek istedim. Böylece ağaç rahatça büyüyüp gelişebilecek. Ağacın ilerleyen yıllarda  gelişmeye devam edeceğine adım gibi eminim.

Güçlü rüzgarlar, ağaçları güçlendirir. Çalışanlarımızın da gelişmesini istiyorsak zorlukları çözme fırsatını onlara vermeliyiz.

 

Randy Conley

@RandyConley

Konuya benzer diğer yazılar...

Bir Cevap Yazın