Son Anda Karar Değiştirmekten Korkmayın

Liderlerin unutmaması gereken bir şey varsa o da bir şeylerin aynı kalmayacağıdır. Bir eylem planı hazırlarsınız ve birdenbire şartların değiştiğini ve artık planınız geçersiz hale geldiğini görürsünüz. İşte tam da o an, arkadaşım Miami Dolphins takımı emekli koçu Don Shula’nın “son anda karar değiştirmek” olarak nitelendirdiği başarılı olmak için başka bir şey yapmanın tam zamanı gelmiş demektir.

Son anda karar değiştirmek ile ilgili en sevdiğim hikayelerden biri New Jersey, Elisabeth’te bir rehber köpek eğitim programındandır. Bu programdan iki tür köpek çıkarılırmış. Biri sahibinin istediği hiçbir şeyi yapmayan; tamamen itaatsiz köpek. Çok şaşırtıcı bir biçimde ikinci tür ise tamamen itaatkâr köpek. Yani sahibinin istediği ne olursa olsun onun dediğini yapan köpek.

Program, sadece mantıklı olduğu sürece sahibinin söylediği her şeyi yapan köpekleri kabul ediyor. Eğitmenler bu köpeklere düşünmeyi, muhakeme yapmayı öğretiyor aslında. Bu yüzden de sokak köşesindeki köpek, karşıdan 96 km/h hızla gelen bir araba varken, sahibi ona “İleri” dediğinde körü körüne onu arabanın öne doğru yürütmeyecektir!

Bazen liderler, yolda kendilerine doğru 96 km/h hızla gelmekte olan arabayı gören rehber köpekler gibi olmalıdır. Hazırlanan iş planına göre A planı ile ilerlemek gerekirken, belki de B planına geçmek için doğru zaman gelmiş olabilir.

Netflix bunun için harika bir örnek. 1998’de Blockbuster film kiralama sektörünün en büyüğü iken, Netflix DVD’leri posta ile kiralamaya başladı. Fakat 2007 yılında DVD kiralama kârlılığını yitirmeye başladı. İşte o anda Netflix bir karar değişikliği yaptı. Yaklaşan yeni teknolojinin avantajından faydalandı ve abonelik yayın hizmeti sunmaya başladı.

Netflix şu anda seç izle segmentinde küresel lider konumunda. Blockbuster ise 2010 yılında iflasını duyurdu. Blockbuster ya 96 kmh hızla gelen arabayı görmedi ya da kötü bir plana körü körüne uymayı sürdürdü.

Her kademeden tüm karar vericiler son anda karar değiştirebilmeyi öğrendiği zaman, kurumlar gelişir ve büyür. Örneğin, genç çocukları olan bir aile New York City’de gurme bir otel restoranında akşam yemeği yemeye gitti. Çocuklar, çocuk menüsünden fırında makarna sipariş etti. Yemek geldiğinde çocuklar makarna ile oynamaya başladılar ve pek de yemediler. Yetişkinler yemeği tattılar ve şimdiye kadar yedikleri en güzel gurme fırında makarna olduğunu söylediler. Garson çocuklara yemeklerinden memnun kalıp kalmadıklarını sorduğunda onlar da “Iy, çok kötü! Bu bizim evde hazır alıp yaptığımız makarnaya hiç benzemiyor!” dediler.

Ertesi akşam aile restorana yeniden geldiğinde bir gün önceki garson onları fark ederek hemen onların yanına gitti. “Ben de yeniden gelmenizi umuyordum. Sizin için her zaman yediğiniz gibi hazır makarnam var,” dedi. Sonra da mutfağa giderek elinde bir kutu hazır makarnadan yapılmış fırında makarna ile geldi.

Böyle yerinde karar verebilen bir garson ile bu restoranın gelişip büyümesi bir tesadüf olabilir mi?

Günümüzde çoğu kurumun herkesin konfor alanında yer aldığı bir organizasyonel şeması var. Duvarda güzel görünebilir ama sizi katı bir plana ve genellikle de kurallara hapsedebilir. Bunun sizin başınıza da gelmesine müsaade etmeyin. Planlar ve prosedürler evet önemlidir muhakkak olmalı. Ancak size doğru 96 kmh hızla gelen bir araba gördüğünüzde kararınızı değiştirmeye hazır olun!

 

Ken Blanchard

Konuya benzer diğer yazılar...

Bir Cevap Yazın