Güvenle İlgili Acı Gerçekler

Güven sağlıklı ilişkilerin vazgeçilmez bir parçasıdır.  Hiçkimse bunun aksini iddia edemez. Özellikle iş yerinde, güven yüksek olduğunda; üretkenlik, verimlilik, yaratıcılık ve karlılık artar. Güven düşük olduğunda ya da hiç olmadığında ise;  insanlar riske girmek istemez, alınan kararlar sorgulanır, kağıt işleri artar, üretkenlik ve karlılık azalır.

 

Ancak, güvenle ilgili yüzleşmemiz gereken rahatsız edici gerçekler de vardır. Bu zorlu alanlar başkalarına tam olarak güvenmemizi ve  güvene dayalı ilişkilerin nimetlerinden yararlanmamızı engeller. Genellikle bu gerçeklerin varlığını kabul etmeye ve bunları çözmeye çekiniriz. Çünkü dediğimiz gibi rahatsız edicidir. Ancak başkalarına güvenme ve güvenilir olma kapasitelerimizi arttırmak istiyorsak onlarla yüzleşmeliyiz.

 

Güvenle İlgili Rahatsız Edici Gerçekler

 

1. Güven sizi riskle karşı karşıya bırakır – Risk olmadan güvene ihtiyaç yoktur. Birine güvendiğiniz zaman kendinizi savunmasız bırakırsınız ve sizi hayal kırıklığına uğratabilirler. Bu durum ürkütücüdür! İnsanların ne yapacağını tahmin edemezsiniz ve sizi yanıltabilirler, hatalar yapılabilir. Bunları hep insanlık hali olarak kabul ederiz.  Peki hataların sizinle mi yapılmasını tercih edersiniz yoksa size yapılmasını mı? İşin ciddiye bindiği nokta burasıdır, değil mi? Eğer sizi doğrudan etkilemiyorsa başkalarının hatalarını kabul edebilirsiniz. Oysa, bu hataların sizin dünyanızı yerle bir etmesi ise başka bir konudur. İşte  güven bu noktada rahatsız edici ve acı verici olur.

 

Eğer riske girmeyi sevmiyor ve başkalarına güvenmek konusunda yavaş hareket ediyorsanız,  bu konuda daha rahat etmeye başlamak için ufak adımlar atmaya başlayın. Beklentilerin altında yerine getirilmesi sorun teşkil etmeyen görev ve sorumluluklarla ilgili başkalarına güvenin.  Biri,  az önem arz eden meselelerde güvenilir olduğunu kanıtlarsa, daha büyük ve önemli konularda ona güvenmeye başlayabilirsiniz.

 

2. Güven kontrolü elinizden bırakmak demektir – Çoğu insana göre güven duymamak,  güvenin tersidir. Oysa bu doğru değildir.  Kontrol güvenin tersidir.  Birine güvenmediğiniz zaman, o kişiyi ya da durumu kontrol etmek istersiniz.  Liderlik ederken kontrol etmek, genellikle çok  mikro yönetimi beraberinde getirir.  Bu durum bir çalışanın en korkulu rüyasıdır ve ilişkilerdeki güveni zedeler. Kontrol, risk almaya ne kadar tolerans gösterdiğinize de bağlıdır.  Gösterdiğiniz tolerans ne kadar düşükse,  o kadar çok kontrol etmek istersiniz.

 

İşin doğrusu, düşündüğümüz kadar kontrolümüz yoktur. Kontrol bana göre,  bir şey üzerinde doğrudan ve tam bir gücünüz olduğu anlamını taşır.  Olayların bazı yönlerini pek tabi kontrol edebilir, insanları ya da durumları etkileyebilirsiniz. Ancak bu tanımı göz önüne aldığınızda, sadece kendi üzerinizde etkiniz vardır. Sizin davranış, tutum, değer, duygu, görüş ve başkalarına duyduğunuz güvenin ne kadar olduğu üzerinde etkiniz vardır. Kontrolü elinizden bırakmayı ve bunu sevmeyi öğrenebilirsiniz.

 

3. Güven kişisel bir yatırım gerektirir – Güven duymak karşılıksız değildir. Bir bedeli vardır. İster  riski kabul etmeniz olsun, ister kontrolü kaybetmeniz, ister duygusal olarak bağlanmanız, isterse zaman, enerji ve para harcamanız olsun, kişisel bir yatırım gerektirir. Güven en iyi şekilde karşılıklı bir ortamda işler.  Bir konuda sana ancak sen de bana aynı şekilde güvenirsen güvenirim. Yardımlaşan bir toplumun ve global ekonominin temelidir. Karşılığın olmadığı bir güven insanları sömürmektir. Karşılığında bir şey alın ya da almayın güven her zaman bir  şekilde ön ödeme gerektirir.  Birinin güvenini kazanmak açısından baktığınızda,   size duyulan güven yeterliliğinize, dürüstlüğünüze, başkalarına ne kadar önem verdiğinize, ve sözlerinizin arkasında ne kadar durduğunuza bağlıdır.

 

4. Güven bir yolculuktur – Bir ilişkide güven kurmak bir son değildir. Bir yolculuktur. Güven sizin emir verebileceğiniz bir şey değildir. Aslından tam tersidir.  Güven karşılık beklemeden vermeniz gereken bir şeydir. Ancak böyle gücünü en iyi şekilde ortaya koyabilir. Kime daha çok güvenirsiniz? Güveninizi isteyen birine mi yoksa bu güveni kendi davranışları ile kazanan birine mi?   Güvenin gelişimini zamana tabi tutamazsınız.  Güven kendi zamanlamasına göre büyür. Sizinkine bağlı olarak değil.  Sabır güven yolcululuğunun ön koşuludur.

 

İnsanlar doğaları gereği rahat ve güvende hissetmek isterler.  Ancak  güven duymak için gösterdiğimiz çaba bizleri bu konfor alanının dışına çeker, risk almaya ve belirsizliklerle karşı karşıya kalmaya iter.  Buna rağmen güvenle ilgili tuhaf paradokslardan biri de  bu rahatsız edici gerçeklerle yüzleştiğimizde en çok arzuladığımız şeyleri elde edebiliriz: güvenlik, konfor, güvenirlilik ve  tahmin edilebilirlik.  Güvenle ilgili bu rahatsız edici şeylere yüzleşin. İnanın; pişman olmayacaksınız.

 

Yazar Hakkında: Randy Conley The Ken Blanchard Companies Güven Uygulama Lideri. Daha fazla makalesini okumak isterseniz leadingwithtrust.com blogunu ziyaret ederek ingilizce blog yazılarını okuyabilirsiniz.

Konuya benzer diğer yazılar...

Bir Cevap Yazın