İş Birliği Sizinle Başlar

blog resimİçe dönük, iletişimsiz ortamları hepimiz biliriz. Bir kurumdaki bilgi ve yetenek gibi güç kaynaklarını korumak istediğinizde işte buna benzer ortamlar doğar.  Ancak günümüzde şirketler her kademede ve her alanda çalışanların yaratıcı ve yenilikçi fikirlerini kullanmalıdır.

 

Etkili bir proje takımında, bölümde veya kurumda  insanlar mutlaka birlikte etkin bir şekilde çalışmalıdır. İşbirliği olan bir ortamda iletişim, öğrenme, katılım ve inovasyon artar. Böylece güçlü sonuçlar elde edilir ve çalışanların memnuniyeti yükselir.

 

Yeni kitabımız “Colloboration with You” (İşbirliği Sizinle Başlar)’da Eunice Parisi Carew, Jane Ripley ve Ken Blanchard bir gerçeğe dikkat çekiyor: bir lider işbirliği ihtiyacını dile getirdiğinde herkes bir başkasına işaret eder –bir başka takım üyesine, bir başka bölüme veya bir başka şirkete. Bunun yerine herkesin yapması gereken, “ İş birliği yaratmaya ben nasıl yardım edebilirim?” diye sormaktır.

 

HİÇ BİRİMİZ HEPİMİZ KADAR AKILLI DEĞİLİZ.

 

İş birliğine hem yüreğinizle, hem aklınızla hem de fiziksel olarak yaptıklarınızla dahil olmalısınız. Bize göre işbirliği, içeriden dışarıya işleyen bir süreçtir. İşbirliğinde başarılı olmak için, işe yüreğinizle başlamalısınız. Çünkü bu sizin karakterinizi ve niyetinizi ortaya koyar.  Aklınız inançlarınızı ve tutumunuzu belirler.  İşbirliği sırasında sergilediğiniz davranışlar ve eylemler ise sürecin fiziksel bölümünü yansıtır. Bu üç bölüm işbirliği yaklaşımının temelini oluşturur.

 

İşbirliği kültürünü yaratmak isteyen biri, işe işbirliği potansiyelini değerlendirerek başlar. Güçlü yönleri ve geliştirilmesi gereken yönleri nelerdir? İşbirliğinde yer alacak biri olarak ilk yapmanız gereken nerede olduğunuzu değerlendirmektir.

 

Etkin işbirliğinin beş unsuru olduğuna inanıyoruz.  Bu beş alanda kendinizi nasıl değerlendirirsiniz:

 

Farklılardan yararlanın. Çoğu kişiye göre birlikte çalışan bir grupta farklı bakış açılarına izin verilirse anlaşmazlıklar ortaya çıkabilir ki; bu da kötüdür. Ancak, tartışmalar meselelere odaklandığı ve kişiselleştirilmediği takdirde işbirliği olan gruplarda iyidir. Gerçekten farklı bakış açılarını arıyor, farklı görüşlerin tartışılmasını teşvik ediyor ve anlaşmazlıkları yatıştırmakta kendinizi rahat hissediyor musunuz?

 

Güvenli bir ortam sağlayın ve güveni geliştirin. Etkin işbirliğinde güven kilit unsurdur. Erişilebilir, dürüst ve güvenilir olduğunuzdan emin olun. Karar vermeden önce tüm fikirleri değerlendiriyor ve yapılan hataları birer öğrenme fırsatı olarak değerlendiriyor musunuz? Başkalarından ne beklediğinizi açık bir biçimde ifade ediyor musunuz?

 

Amacı, değerleri ve hedefleri belirlerken diğerlerini sürece dahil edin. Liderlik bir yere gitmekle ilgilidir. Amacı, değerleri ve hedefleri açık ve net bir biçimde belirlerken diğerleriyle birlikte çalışın. Daha sonra da bölümünüzde, proje takımınızda veya kurumunuzda yürürlüğe koyun. Kendinizi ve başkalarını üzerinde anlaşmaya vardığınız amaç, değerler ve hedeflerle ilgili sorumlu tutabiliyor musunuz? ‘İşbirliği’ sıraladığınız değerlerin içinde yer alıyor mu?

 

Açık konuşun.  Bu konu güvende hissedilecek bir ortam sağlamak ve güven oluşturmakla ilişkilidir. İnsanlar kendilerini ifade ederken güvende hissedecekleri ve düşüncelerine saygı gösterilen bir ortamda olmak isterler. Herkesi katkıda bulunmaları için cesaretlendirin.  İyi bir dinleyici misiniz? Kendiniz hakkında bilgi paylaşıyor musunuz? Geribildirime açık mısınız?

 

Kendinizi ve başkalarını yetkilendirin. Yetkilendirme insanların inisiyatif alıp ve kararları ile ilgili sorumluluğu üstlenebilmesidir. Böylece akıllarını kullanabilirler. Yeterliliğinizi artırmayı sürdürüyor musunuz? Herkes, fikir ayrılığı oluşturacak olsa bile kendi fikrini söylemek için yetkilendirildi mi? Her kademeden ve bölümden insanlar birbirleriyle iletişim içinde mi?

 

İşbirliği kültürünün oluşmasının önündeki temel engel iletişimsiz, içe dönük ve bilgiyi kendi içinde biriktirip paylaşmayan sistemlerdir. Kişiler ve bölümler bilgiyi ve gücü kendi içlerinde toplarlar.  Bu tip kurumlarda insanlar, ortak bir amaç için birlikte çalışmaya değil, kurumsal hiyerarşiye ve kendi çıkarlarına önem verirler. Kişisel çıkarları bir tarafa koyup, kendinizi bütünün yararına adadığınızda ise iletişimsiz, içe dönük bu tip ortamları ortadan kaldırabilirsiniz.

 

İşbirliği kültürünü yaratmak kolay değildir. Herkesin bir adım öne çıkıp yeni bir yaklaşımı benimsemesi gerekir. Bu yaklaşım katılımcı, güvenin var olduğu, ortak amacın belirlendiği, iletişim ve yetkilendirmesinin olduğu bir yaklaşım olmalıdır.  Böylece, bütünün parçalarından daha iyi olacağı bir kurum yaratılabilir.

 

Doğru bir işbirliği olduğunda, öyle bir sinerji yaratılır ki herkesin yararına bir sonuç oluşur. 1+1=11’dir. Şöyle düşünün: Hiç birimiz hepimiz kadar akıllı değiliz.

 

İşbirliği sizinle başlar. Üstelik şimdi başlayabilir!

 

Konuya benzer diğer yazılar...

Bir Cevap Yazın