Neden Her Lider Hizmet Eden Lider Değildir?

Dileğim, bir gün her liderin hizmet eden lider olmasıdır. Ne yazık ki; insan egosu bunu zorlaştırıyor.  Ego, hizmet eden birer lider olmamıza iki şekilde engel olur.

İlki, kişi kendini olması gerektiğinden fazla düşünür. Bu, sahte gururdur. Kendini göstermek ve prim yapmak için başkalarını itip kakar. Liderliğin, liderlik ettiğiniz kişilerle değil, kendiyle ilgili olduğunu düşünür.  Sahte gururla hareket eden liderler, kendilerini yüceltmek için çok zaman harcarlar.

Egonun önünüze çıkmasının bir başka şekli ise kendinden şüphe etmek veya korkarak hareket etmektir. Kişi kendini azımsar,kendine fazlasıyla yüklenir ve eksik yönleri nedeniyle kendini yiyip bitirir. Korkuyla hareket eden liderler, kendilerini korumaya çok zaman harcarlar çünkü yeteneklerine gerçekten güvenmezler.

Bu iki tür ego problemine sahip yöneticiler etkin liderler değildir. Sahte gurur ve kendinden şüphe etmenin gerçekte ne olduğunu anlatayım.

Sahte gurur ile hareket eden liderler kontrolcü olarak görülür.  Ne yaptıklarını bilmediklerinde bile, güç ve kontrol ihtiyacı duyarlar. Hatalı oldukları herkes tarafından kabul görse bile, haklı olduklarını ısrar etmeye devam ederler. Ayrıca, kendi çalışanlarını yeterince iyi desteklemezler. İşler iyi giderken, insanlar neşeli ve öz güvenli hissederken bile kontrolcü tipler oyunbozanlık edip insanları huzursuz etme eğilimindedir. Patronlarını, çalışanlardan daha çok tutarlar çünkü hiyerarşide yükselmek ve daha fazla kontrole ve güce sahip olmak isterler.

Buna karşın, korku ile hareket eden ve kendinden şüphe eden liderler, aylak patronlardır. Hiçbir zaman ortalıkta olmayan, çatışmalardan kaçınan ve pek yardımcı olmayan kişiler olarak tanımlanırlar. İnsanlar, kendilerini güvende hissetmeyip bir liderlerden direktif ve destek aradığında bile yönetimleri yetersizdir. Çünkü aylak patronlar kendilerine ve muhakemelerine güvenmezler. Başkalarının fikirlerine kendilerinkinden daha çok değer verirler. Özellikle de bağlı bulundukları yöneticilerin düşüncelerine! Sonuçta kendi çalışanlarını desteklemek için nadiren seslerini yükseltirler. Baskı altındayken en yetkili kimse, ona boyun eğerler.

Bunlardan  herhangi birine yakın olduğunuzu hissediyorsanız, panik olmayın. Herkesin hem sahte gurura sahip olduğu hem kendinden şüphe ettiği zamanlar olur. İyi haber, her ikisi için de çözüm var.

Sahte gururun ilacı alçak gönüllülüktür. Jim Collins’in Good to Great kitabında, güçlü liderleri tanımlayan iki ana karakter vardır: İrade ve alçak gönüllülük. İrade; bir vizyonu, misyonu veya hedefi kararlılıkla tamamlamaktır. Alçak gönüllülük ise, liderliğin liderle ilgili olmadığını idrak etme kapasitesidir. Liderlik, insanlarla ve başarılı olmak için neye ihtiyaç duyduklarıyla ilgilidir.

Kendinden şüphe etmenin ilacı ise koşulsuz sevgidir. Çocuklarınız varsa ve diğer aile üyeleri veya arkadaşlarınızla yakınsanız, sevginizin onların başarısına bağlı olmadığını bilirsiniz. Kendinizi bir lider olarak sevmek öz güvenle hareket etmenize ve kendinize duyduğunuz şüpheyi rafa kaldırmanıza yardım edecektir.

Başkalarına hizmet etmeye başlamanın en iyi yolu alçak gönüllülük ve koşulsuz sevgi kavramlarına açık olmak ve onları alışkanlık haline getirmektir. Bunu yaparsanız, hizmet eden lider olma yolunda ilerlemiş olursunuz.

 

Yazar Hakkında 

Ken Blanchard, The Ken Blanchard Compaies kurucusu ve onursal başkanıdır.

Konuya benzer diğer yazılar...

Bir Cevap Yazın