Aşırı İş Yükünüz Mü Var?

Casually dressed staff standing in a busy open plan officeBazı insanlar iş yükünün olağanüstü bir kısmını taşır. Herkesin ilk başvurduğu kişilerdir.  Bazen bir IT sorumlusu bazen bir proje yöneticisi olabilir.  Bu kişiler işlerin halledilmesine istekli olurlar ve buna güçleri vardır.

Virginia Üniversitesi profesörü Rob Coss’un belirttiği üzere değer katan işbirliklerinin yüzde 20 ila 35’i 3-5 çalışan tarafından sağlanır. Kişi hem yetkin hem istekli olduğunda, bir projeye dahil edilir ve rolü önem kazanır.

Peki, bunun kötü yanı nedir? Bu tür bir işbirliğinin yalnızca iş yükünü sırtlayan kişiye değil, kuruma da zararı vardır.  Neden mi?

Herkes aynı kişiyi yaptığı işe dahil ediyorsa,  kurumda er ya da geç bir dar boğaz oluşur. Çünkü herkes ondan iş bekler. Bu durum ne kurum için ne de is yükü ağır olan kişi için sağlıklıdır.  Herkes aynı kişinin desteğini talep ederse kişi sonunda kendini tükenmiş hisseder ve hiç bir yere yetişemediğini düşünür.

Siz de herkesin işine öyle ya da böyle fazlasıyla katkı sağlayanlardan mısınız? İş takviminiz biraz ipucu verebilir. Geçtiğimiz dört ayda kaç kere:

  • kilit sorumluluk alanınızın dışında kalan projelerde yer aldınız?
  • artık parçası olmanız gerekmeyen projelerle ilgili Rutin bilgi talep aldınız?
  • katkı sağlamadığınızda rutin kararlar vermeniz istendi

Bu üç soru,  ya rolünüzün kötü tanımlandığını ya da rolünüzün kontrol edilemeyecek derecede büyüdüğünü gösterir. Örneğin artık başkaları tarafından halledilebilecek eski projeleri bırakamıyor veya artık size ve kurumunuza faydası olmayan bir onay sürecini yürütüyor olabilirsiniz.

Cross’a göre dar boğaz oluştuğunda, insanlar kendini tükenmiş hissettiğinde  veya çalışan devri arttığında kurumun performansı düşer. Dar boğazın oluşmasına sebep olan şahıs olmayın. Hayır demeyi öğrenin, önceliklerinizi değiştirin ve iş hayatınızda belirli sınırlar belirleyin. Herkesin katkı sağlamasını beklediği kişi olmaktan uzaklaşın.

Son olarak, bir yöneticiyseniz,  çalışanlarınıza karşı çok talepkâr olmadığınızdan emin olun. İstemeden de olsa onların tükenmiş hissetmesine veya dar boğaza yol açıyor olabilirsiniz. Örneğin:

  • İnsanların her zaman katılıma hazır olmasını ister misiniz?
  • Görevler için kimleri seçersiniz? En çok iletişimde olduklarınız ve en çok çalışanlar mı?
  • Daha az meşgul ve işi hızlıca öğrenebilecek olanları da seçer misiniz?

Kurum kültürünüzün ne tür bir iş etiğini yüreklendirdiğini fark edin. Ne kendinizi ne çalışanlarınızı ne de kurumunuzu tükenmekle karşı karşıya bırakın.

 

Konuya benzer diğer yazılar...

Bir Cevap Yazın