İş Arkadaşımdan Gelen Bir Mesaj

Bu ay 80. doğum günümde tıpkı son 20 yıl her sabah yaptığım gibi e-postamı gönderdim ama bu sefer dokuzuncu on yılıma girmemle ilgili düşüncelerimi paylaştım.

Bazı kişiler  her gün yeni bir mesaj yazmanın veya konu bulmanın benim için yük olup olmadığını soruyor. Gerçekten de yük değil, çünkü öğrendiklerim içinde paylaşabileceklerim ve insanlara nasıl yardım edebileceğim üzerinde düşünmemi sağlıyor. Çalışma arkadaşım, Sarah Caverhill’den aşağıdaki gibi bir e-posta aldığımda ise tüm uğraşıma değdiğini hissediyorum.

 

Sevgili Ken,

Bu ne kadar da güzel bir sabah mesajı! Hayatın dünyaya ne çok şey kattı ve hala katacak/verecek ne kadar da şeyin var! Bazen insanlar üzerinde yarattığımız onca olumlu/pozitif etki ve hatta doğrudan veya dolaylı olarak ne kadar çok hayata dokunabildiğimiz gerçeği beni hayrete düşürüyor. Eğitimlerimizden herhangi birine katılan onca kişi liderlik ettiği kişiyi etkiliyor ve buna karşılık o kişiler de dokundukları başka kimseleri etkiliyor. Ne kadar da faziletli/erdemli bir döngü!

Hepimizin yolunun bir nedenle çizildiğine inanıyorum ve Blanchard’da kazandığım deneyimlere ne kadar değer verdiğimi bilmeni istedim. Belki farkında bile değilsin ama senden o kadar çok şey öğrendim ki! Ben, güçlü iş etikleri olan ve eğitime önem veren iyi insanlar olmalarına rağmen mutlu olmayan ebeveynler ile büyüdüm. Bana kazandırdıkları için onlara minnettarım tabi ki ancak mutluluk, eğlence ve kutlama, ev hayatımızın bir parçası hiç olmadı. Sonra kader beni farklı bir yöne çevirdi ve 23 yıldan uzun bir süre önce buraya, Blanchard’a geldim. Öğreneceğim o kadar çok şey vardı ki! Sabah mesajların ile yaptığın mentörlüğün yıllar boyu ne anlama geldiğini sana anlatamam! İşte senden öğrendiğim harika şeylerden birkaç tanesi:

  1. Kutlamanın değerini öğrendim. Büyümek benim ailemin kutladığı bir şey değildi. Kendi ailemi sevecen, şenlikli ve destekleyici bir aileye dönüştürmeme yardım ettin. Ebeveynlerime nasıl kutlama yapılacağını ve hayatın bize verebileceklerinin kıymetini bilmeyi resmen ben öğrettim. Hatta bu ay babamın 90. doğum günü için büyük bir kutlama yaptık!
  2. Sık sık “Seni seviyorum” demenin ne kadar önemli olduğunu senden öğrendim. Yetişkin olduktan sonra ebeveynlerim bana çok nadiren “seni seviyorum” demişlerdi. Hatta ergenliğimden sonra bir kere bile dediler mi hatırlamıyorum. Fakat Blanchard’da çalışmaya başladıktan sonra onlarla ne zaman konuşsam ben kendim söylemeye başladım. Buna alışkın olmadıkları için başlarda çok garip geliyordu fakat zaman içinde alıştılar ve artık günlük konuşmamızın bir parçası haline geldi. Yakın zamanda annemi kaybettim ve inan bana sık sık “seni seviyorum” demeyi öğrettiğin için sana minnettarım! Çünkü artık onu ne kadar sevdiğimi bildiğini ve onun da beni ne kadar çok sevdiğini biliyorum. Sadece bu basit ifade bile onun sonraki yıllarına ne kadar çok keyif/neşe getirdi, anlatamam. Bugünlerde babamı ne zaman görsem yüzünde kocaman bir sırıtma ile beni sevdiğini söylüyor! İnanılmaz! Kimin aklına gelirdi ki!
  3. Senden öğrendiğim diğer bir şey ise, hayatın ne kadar özel bir fırsat olduğu ve onun değerini hafife almamak! Her gün, elimden geldiğince iyi görünmeye özen gösteriyorum. Hiçbir şey kaçırmak istemiyor ve her dakikanın ne kadar önemli olduğunu biliyorum. Arkadaşlarımla ve sevdiğim insanlarla vakit geçiriyor, her bir dakikanın tadını çıkarıyorum. Tabii bu insanlar arasında yıllardır edindiğim birçok Blanchard arkadaşım da var. Bunca yetenekli ve sevgi dolu insanlarla çalışmak gerçekten de harika!

Daha söylenebilecek çok şey olmasına rağmen benim için en önemli üç tanesi bunlar. Bu nedenle çok iyi olduğun bu işe devam et.  O kadar çok kişinin hayatına dokundun ki kim bilir kaç ?  Bilmek imkansız.  Mirasın; herkes için sevgi, şefkat ve saygı. Başkanlığa aday olmalısın!

Sana ve Margie’ye sevgilerimle,

Sarah

 

Sarah, çok teşekkür ederim. Bana bu mesajı göndererek, öğrendiklerim içinde en sevdiğim şeylerden birini yaptın: İnsanları doğru bir şey yaparken yakalayın!

 

Konuya benzer diğer yazılar...

Bir Cevap Yazın